Askere gidecek olan gençler, akrabaları veya arkadaşları tarafından topluca yemeğe davet edilirdi. Yemekte evin hanımının yapmış olduğu nefis yemekler neşe içinde yenilirdi. Yemeğin üzerine de evsahibi tarafından mutlaka tatlı ikram edilirdi. Yemekten sonra gençler hep birlikte önce kahveye gider, çaylarını içerler, sonra da köyün sokaklarına dağılır kızlar nerede toplanmışsa o evin camına gidilirdi. Sevgilisi (Manitası) olan , askere gitmeden önceki günlerini sevgilisi ile geçirmek için bütün yolları denerdi. Bu yemekler gençlerin askere gitmesinden en az 10 gün önce başlar ve son geceye kadar devam ederdi.
Burada sizinle bir asker yemeği ile ilgili bir anımı paylaşmak isterim. Adana İmamoğlu İlçesinde öğretmenim. 1989 yılı Ağustos ayında askere gideceğim. İmamoğlu’nda Tuna Mahallesinde oturuyorum. Adından da anlaşılacağı gibi Tuna Mahallesi tamamen Bulgaristan göçmeni. Rahmetli belediye başkanı Kırcaali’li Hüseyin Berber’in kahvesine çıkıyoruz. Oğlu Hamit arkadaşımız. Hamit beni ve ev arkadaşlarımı, askere gideceğimden dolayı yemeğe davet etti. Bizim aklımıza da bir muziplik geldi. Hamit’e dedik ki: Hamit sen bu davetini kahvede herkesin içinde yap. Hamit'te hemen yüksek sesle : Necmettin hocam yarın akşama Namık ve Mehmet hocayla beraber bize yemeğe davetlisiniz. Ben de, Tamam geliriz Hamit ama bu yemek nerden çıktı dedim. Hamit’te : Hocam askere gideceksin ya bizde adettir askere gideni yemeğe alırlar dedi. Bunu duyan arkadaşlarımız, ağbilerimiz bizi 10-15 gün boyunca yemeğe aldılar. Denizli'li Mehmet hoca yiyemediği göçmen böreklerini öğlende yemek üzere yengelere paket yaptırıyordu. Gerçi bizim İmamoğlu’ndaki asker yemek davetleri biraz metazori oldı ama olsun. Gelenek gelenektir. Bu arada ben Bulgaristan göçmeni olduğumuzu 1983 yılında İmamoğlu'nda öğrendim.