1980 Öncesi doğumlu köylülerimizin kolaylıkla hatırlayacağı bir olay Çernobil.Fotoğrafta 24 Mayıs 1986 tarihli Cumhuriyet Gazetesini görüyorsunuz.Gazeteyi temin edip bize gönderen değerli Öğretmenimiz Osman KIYICI'ya teşekkür ederiz.Haberi sitemize eklemek için küçültmek durumunda kaldık gazetenin daha okunabilir orjinal bir görüntüsünü isteyenlere e-mail ile ulaştırabiliriz. Fotoğraftakiler - Oturanlar (Soldan sağa) : Muhtar Sabahattin VATAN - Mahmut AÇIŞ - Merhum Fahrettin TABAK - Merhum İmam Aslan AKBULUT / Ayaktakiler (Soldan Sağa) : Merhum Mümin ÜZEREM - İsmail KIYICI - Asker - İlhan ALPTEKİN - Fedai ULUDOĞAN - Vahit ÇALABAŞ - Merhum Osman AÇIŞ - Şahin AKYOL - Ahmet ÖZÇELİK
Site Yönetimi
Yazının tamamı....
Trakya’da Köylüler Radyasyondan bıktı
Kapıkule yöresinde Bulgaristan sınırında yaşayan köylüler ne yapacaklarını şaşırdı.Kimi radyasyondan korkup uyarılara göre hareket ediyor, kimi de korkusuzca günlük yaşamını sürdürüyor. Ama hepsi yaşamında ilk kez adını duydukları radyasyondan nefret ediyorlar.
SEMA SOMERSAN
Edirne Kapıkule Bulgaristan sınırı yakınlarındaki dört köy mayıs başından beri radyasyonla “yatıp kalkıyor.” Kimileri uyarılara kulak asıyor, kimileri de hala hayvanlarına yeşil ot vermekten çekinmiyor.
Ama şu var ki, köylüler şu “radyasyon işi” nden bıkmışlar. Ekonomik yönden çok mağdur olmuşlar. Sütlerinin müşterisi azalmış. Hayvanlarına yem vermek için masraflar yapıyorlar.
Yenikadın, Eskikadın, Kemalköy ve Budakdoğanca komşu köyler…..”radyasyoncularla” içli dışlı olmuşlar artık.
Köylülerin “radyasyoncular” dedikleri Ankara ve İstanbul’dan gelen nükleer araştırma merkezi ilgilileri, sütten baklaya kadar çeşitli gıdalar üzerinde radyasyon incelemesi yapıyorlar.
Budakdoğanca Köyünün tek telefonunu çevirdiğimizde karşımıza Nesibe Hanım çıkıyor. Nesibe Hanım, “ ortaya bir radyasyon çıkardılar. Mercimek kuru fasulyeden başka bir şey yiyemez olduk. O da kalmadı. Süt içemiyoruz. Hayvanlar hep kapalı. Çoluk çocuk perişan. Açlıktan öleceğiz” diye yakınıyor.
350 kişilik Budakdoğanca Köyünün Muhtarı Sabahattin Vatan ise “ Ben ne yapacağımı şaşırdım. Biz ihtiyar heyeti olarak hepten istifa edeceğiz.Hayvanlar kapalı, biz kapalı, para yok, pul yok. Kış stoku tükendi.Sütün kilosu 120 TL’den 80 TL’ye düştü. Hazır yemin kilosu 80-90 TL. Hep veresiye alıyoruz. Radyasyondan vazgeçtik. Yazı nasıl geçireceğiz diye düşünüyoruz. Devletin bize bir yardım yapması gerekmez mi? Bugüne kadar hiçbir şey vermediler. Küçükçekmece’den gelip ölçüm yapıyorlar. Ne bulduklarını soruyoruz., “yasak, söyleyemeyiz” den başka bir şey işitmiyoruz” diye anlatıyor.
MUHTARIN ANLAMADIĞI
Hükümet ve Jandarmanın yaptığı yasaklamalarda Sabahattin Vatan’ın anlamadığı bir nokta var : Kendi köyüne üç kilometre uzaktaki Kemalköy ve dört kilometre uzaktaki Ahıköy’de hayvanlar yeşil çayırlarda rahatlıkla otluyorlar. Sütler mandıralara satılıyor. Görünürde her şey güllük gülistanlık. Yasaklar ise sadece Budakdoğanca, Yenikadın ve Eskikadın köyleri için geçerli. “ceremeyi niye sadece biz çekiyoruz?” diye soruyor Sabahattin Vatan .
“Şanslı” köylerden Kemalköy muhtarı, “ Bizde radyasyon düşmüş. Binde iki diyorlar. Bakla , soğan yiyoruz. Sütün fiyatı düşmedi. Hayvanları sadece dört gün ahırda tuttuk. Sonra Çekmece’den bir sakınca görmediler. Yinede iki günde bir gelip ölçüm yapmaya devam ediyorlar. Tümenden geliyorlar. Herkes bir şeyler ölçüyor” diyor.
Aynı köyün bakkalı Nazmi Bey ise “Radyasyon diye bir şey yok. Yalnız jandarma Meriç boylarında hayvanları otlatmayı yasak etti” dedi.
AÇIKLAMA YOK
Atom Enerjisi Kurumu ve Çekmece Nükleer Araştırma Merkezi’nin Kapıkule ve çevresinde tarama yapan ekipler özellikle sütteki radyasyon miktarını ölçmeye devam ediyorlar.Ancak bugüne kadar kamuoyuna bulguları hakkında herhangi bir açıklamada bulunmadılar.
“Halkı paniğe düşürmemek” amacını güden bu önlemler, ne ekonomik açıdan son derece zor durumda kalan köylüleri, ne de ölçümleri öğrenip asgari tedbirleri almak isteyen vatandaşları yatıştırmaya yarıyor. Bir tarafta sessiz bir isyan, öte tarafta gizli bir panik sürüp gidiyor. Ve vatandaş her ne pahasına olursa olsun, bilgilendirilmek istiyor.