Ana Sayfa

 
       

    Anasayfa      Haber Detay Ekranı

 
   

Evimiz Yerküre - Mektup



MEKTUP
  

Dünya benim mülkümdür,
Kavmi benim kavmimdür.
Yunus Emre
Toprak insana değil, insan toprağa aittir. Ve bu dünyadaki her şey, bir ailenin fertlerini birbirine bağlayan kan gibi ortaktır ve birbirine bağlıdır. Bu nedenle de dünyanın başına gelen her felaket insanoğlunun da başına gelmiş sayılır
KÜRŞAT KOYUNCU

Yunus Emre, bundan yedi yüz küsur sene önce, bu dünyadaki karaların, denizlerin, dağların, ovaların bütün insanlığın ortak malı olduğunu ve kendisinin de bir insan olarak elinde bir karış toprağın tapusunun olmamasına karşın, bütün dünyanın mülkiyetinde hissedar bulunduğunu ilan etmişti.
Yunus Emre, sadece toprağın özel mülkiyetine karşı çıkmıştı. Bu mektup, toprağın üstündeki atmosfer ve hatta evren üzerinde tekel kurarak para kazanmaya kalkanlar için yazılmıştır.
Bir zamanlar atalarımız bu topraklara tıpkı rüzgârda kıvrımlanan deniz dalgalarının kabuklu kuru yüzeyleri kapladığı gibi yayılmışlardı. O zamanlar bu toprakların her parçası atalarımız için kutsaldı. Çam ağaçlarının parıldayan iğneleri, vızıldayan böcekler, beyaz kumsallı sahiller, karanlık ormanlar ve sabahları çayırları örten buğu; atalarımızın anılarının bir parçasıydı. Ormandaki ağaçların damarlarında dolaşan su, başakların arasında esen rüzgâr, atalarımızın anılarını taşırdı.
Daha sonra siz geldiniz. Babalarımıza ve dedelerimize daha rahat bir hayat sürebilmeleri için topraklarını size satmalarını söylediniz. Almanız kolay olmadı. Çünkü bu topraklar bizim için kutsaldı. Nehirlerin suyu, babalarımız ve dedelerimiz için sadece akıp giden su değildi; atalarımızın kanıydı aynı zamanda. Bu toprakları size satıldığında, bu suların ve toprakların kutsal olduğunu çocuklarınıza öğretmeniz gerekecekti. Atalarımız nehirleri ve ırmakları kardeşleri gibi severdi. Siz aynı sevgiyi göstermediniz kardeşlerimize. Üzerlerine barajlar kurdunuz. Onu hayatımızdan çıkarıp bir makineye çevirdiniz.
Toprak sizin dostunuz değil, düşmanınızdı. Siz topraktan istediğinizi alınca başka serüvenlere atılırsınız. Çünkü siz, toprağa ve kardeşi olan gökyüzüne, alıp satılacak, işlenecek, yağmalanacak bir şey gözüyle bakarsınız. Siz bu ihtirasınız sonucunda toprakları çölleştirecek ve her şeyi yiyip bitireceksiniz.
Kurduğunuz kentlerde huzur ve barış yoktur. Kurduğunuz kentlerde, bir çiçeğin taç yapraklarının açarken çıkardığı tatlı sesler, bir kelebeğin kanat çırpışları duyulmaz.
Atalarımız ağaçlardaki kuşların sesini, çam ormanının kokusunu taşıyan ve yağmurlarla yıkanıp temizlenmiş meltemleri severdi. Hava önemliydi onlar için. Ağaçlar, hayvanlar ve insanlar aynı havayı koklar. Sizin için bunun da önemi yoktur.
Siz bu toprakları aldığınızda üzerinde yaşayan hayvanlara da saygı göstermediniz. Hayvanları aptal zevkleriniz için katlettiniz. Bütün hayvanları öldürecek olursanız nasıl yaşayabilirsiniz? Unuttuğunuz bir şey var, bugün diğer canlıların başına gelen yarın insanın başına gelir. Çünkü bütün hepsinin arasında bir bağ vardır.
Şu gerçeği iyi bilin; Toprak insana değil, insan toprağa aittir. Ve bu dünyadaki her şey, bir ailenin fertlerini birbirine bağlayan kan gibi ortaktır ve birbirine bağlıdır. Bu nedenle de dünyanın başına gelen her felaket insanoğlunun da başına gelmiş sayılır.
Bir gün bakacaksınız gökteki kartallar, dağları örten ormanlar yok olmuş, yabani atlar ehlileştirilmiş ve her yer insanoğlunun kokusuyla dolmuş. İşte o gün insanoğlu için yaşamın sonu ve varlığını devam ettirebilme mücadelesinin başlangıcı olacak. Yok oluşumuz çok uzak olabilir ama kesinlikle bir gün gerçekleşecek. O zaman sizi kurduğunuz şehirler bile koruyamayacak:
 

ŞEHİR
Yeni(**) bir ülke bulamazsın,
başka bir deniz bulamazsın.
Bu şehir arkandan gelecektir.
Sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
Başka bir şey umma-
Ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünü de.

(*)    Bu mektup Şef Seattle’nin 1854 yılında Amerikan başkanına yazdığı mektuptan esinlenilerek yazılmıştır.
(**) Konstantinos Kavafis, Şehir.

    

    
 Okunma Sayısı : 589



      
Eklenme Tarihi : 9.10.2010

DUYURU SİSTEMİ

KÖYÜMÜZ İLE İLGİLİ DUYURULAR WHATSAPP MESAJI OLARAK GÖNDERİLMEYE BAŞLANMIŞTIR. WHATSAPP GRUBUMUZA ÜYE OLUNUZ..

GRUBA ÜYE OLMAK İÇİN TIKLAYINIZ

NOT: WHATSAPP YOLU İLE GELEN DUYURULARI İNTERNET KULLANMAYAN YAKINLARINIZA İLETECEĞİNİZİ UMUYORUZ.

......................................................................
GÜNCELLEME (12.10.2021)

2022 YILI DÜĞÜN DERNEK TAKVİMİMİZ GÜNCELENMİŞTİR.  TIKLAYINIZ

DÜĞÜNLERİMİZİN ÇAKIŞMAMASI İÇİN LÜTFEN DÜĞÜN TARİHLERİNİZİ SİTEMİZE BİLDİRİNİZ. 2123540@gmail.com

 Not: Davetiye Listesi için takvimin sol alt kısmında 2.sayfaya Tıklamanız gerekmektedir.

......................................................................
MEZUNİYET

SEVGİLİ ÖĞRENCİLERİMİZ... Mezuniyet Fotoğraflarınızı  info@budakdoganca.com  adresimize gönderirseniz sitemizde yayınlamaktan mutluluk duyarız. SİTE YÖNETİMİ

......................................................................

EN DOĞRU HAVA TAHMİNİ İÇİN  TIKLAYINIZ

......................................................................
20.06.2011

Sayın Budakdoğancalılar; Web sitemiz aracılığı ile  her türlü sevinçlerinizi paylaşabilirsiniz. Yeter ki bizlere iletin..Sizlere bir telefon kadar yakınız... Necmettin KIYICI : 0505 453 27 78 , Yılmaz FINDIK : 0535 424 61 12

......................................................................

İlimizdeki Nöbetçi Eczaneler İçin TIKLAYINIZ 

......................................................................

       REKLAM ALANI

        MAİL ÜYELİĞİ


EDIRNE

İLİMİZİN 5 GÜNLÜK
 HAVA DURUMUNU
GÖRMEK İÇİN
TIKLAYINIZ