Dün okuldan gelirken, yaşlı bir amca yavaş yavaş yolun kenarından geliyor. Arabayı görünce kaldırıma çıktı. Yanında durdum, o da durdu. Bu amca Ahmet ÇELİK'ti. Arabadan indim elini öptüm. Kimsin sen ya? dedi. Ben de tanımadın mı? deyince sesten anladı, Kıyıcı'nın çocukların hangisi dedi? Ben de Necmettin dedim, gözlerinden yaş geldi, insanlar yaşlandıkça hassas oluyorlar. Ayak üstü sohbet ettik. Sağlığının iyi olduğunu, eve yakın olan kahveye yavaş yavaş gidip geldiğini söyledi. Havalar düzelince köye gidelim , eskilerden biraz konuşalım seninle dedim. Ama artık kafa kalmadı, unutuyoru, hatırlayamıyorum bazı şeyleri dedi. Elini öptüm, selam söyle köylülerime dedi ve evin yolunu tuttu....