Dün Muhtarımızın talebi ile kış aylarına doğru hızla ilerlediğimiz bu günlerde son kez göletin tadını çıkaralım yapabilirsek mangal eşliğinde, yapamazsak çerez vs ile birkaç bira içer bir sohbet havasında ilerlemiş yaşımıza rağmen bir halı saha organizasyonu yapıp maç bahane maksat muhabbet zihniyeti ile haftada bir kez bir araya gelebilir miyiz sorusuna cevap bulmak amaçlı 40 yaş üzerinde olup geçmişte Budakdoğanca formasını terletmiş olan ağabeylerimiz ve futbol oynamamış olsa da o gün bizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyacağını tahmin ettiğimiz dostlarımıza hitaben yayınladığımız davet mahiyetindeki haberimizi okuduğunuzu tahmin ediyoruz.
Bu haberden sonra sitemizin ziyaretçi defterine düşen sözde köylümüzün yazdıklarını Muhtarımız müsaade etmediği için sizlerle paylaşamıyoruz. Muhtarımız yıllarca sürdürdüğü görev sürecinde benzer rahatsızlıklarla defalarca karşılaşmış olmanın verdiği olgunlukla "olur böyle şeyler, beş parmak bir değil, büyütmeyin, ben uygun bir dille uyarırım kendisini" diyerek bizleri gerçekten rahatsız eden mesajı sildirdi.
Mesajı silsek te mesajdaki çeşitli organizasyonlara öncülük eden site yönetimimizi hedef alan bazı konulara başlıklar halinde cevap vermeden geçemiyoruz.
1- Bu toplantının asıl nedeni kesin köy yollarıyla+yağmur duasıyla ile ilgilidir herhalde yoksa bu kadar insanı boşuna toplamazlar
Bunun cevap verecek bir yanı yok..sadece gülüp geçiyoruz.
2- içkili yemek oldumu trakyada üstümüze köy yok hemen paralar toplanır yazıktır boşa giden paralar masraflar kandırmayalım kendimizi
Bunun geleneksel dayanışma gecelerimizi hedef alan bir cümle olduğu açık…Bu Dayanışma gecelerinin kime nasıl bir zararı var çözemedik doğrusu..
3- BURAKIN BU REklam işlerini müze ne işine yarar köyün yolları patates tarlası gibiyken kim gelicek görmeye...
Olayın özü bu cümle..Bırakın diyor vatandaş…Müze falan..Kim gelecek o müzeyi görmeye..Köyün yolları patates tarlası gibiymiş…
Ne dersiniz bu cümleye…Diyecek çok şey var..yazmak söylemek çok kolay ama adamın seviyesine inmek çok zor..
Eyy be kendini Budakdoğanca’lı sanan zavallı kardeşim… Sen Bizim köye yapmaya çalıştığımız müzeye İstanbul’dan Ankara’dan velhasıl Türkiye’nin her yerinden Avrupa’dan Amerika’dan ve de Dünya’nın her yerinden akın akın Turistler gelecek mi sandın…
Vah vahhh..Bizim bu müzeyi yapmakta ki amacımızın köye turist çekmek olduğunu mu sanmıştın…
Yazık çok yazık biz senin kadar geniş düşünememişiz..Biz sadece köyde yaşayan insanların torunlarının ziyaret edeceğini, dedelerinin ninelerinin ne tür araç gereçler kullandığını görmelerini, bulabildiğimiz bu araç gereçleri koruma altına almayı ve Bir Büyük Eğitimcinin Adını Yaşatmayı düşünmüştük.
Şimdi düşünüyorum da ne kadar dar bir düşünce yapısına sahipmişiz..
Ne diyelim..Bravo…
Site Yönetimi