İzmir Ege Gübre Sanayii Muhasebe Müdürü köylümüz Yüksel Tükenmez arkadaşımızın "Mutlu Çiftçilerin Sayısını Arttırmalıyız" ile ilgili yazıyı göndermiş.. Biz de bu yazıyı sizlerle paylaşıyoruz.
SİTE YÖNETİMİ
Bizbize Yeteceksek,Mutlu Çiftçi Sayısını Artırmalıyız 1 4 Mayıs IFAB (Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu)’ın kuruluş yıl dönümüdür ve tüm dünyada Dünya Çiftçiler Günü olarak kutlanmaktadır. Öncelikle elinin değdiği her şeyi güzelleştiren, emekleriyle toprağı yoğuran çiftçilerimizin özel gününü GÜİD olarak yürekten kutluyor, hepsini tek tek alkışlıyoruz. Covid-19 sürecinden dolayı yaşadığımız zor günlerde tüm dünya ülkeleri insanlığın devamı için sağlıktan sonra gıda tedarikini önceliği arasına aldı. Doğal olarak tarım, hem bitkisel üretim hem hayvansal üretim anlamında en önemli sektör olarak öne çıktı. Hepimiz biliyoruz ki, tarım olmazsa gıda olmaz. Elbette çiftçi olmazsa da tarım olmaz. Tüm dünya ülkeleri çiftçilerinin kıymetini bilmek zorundadır. Ülkemizin kurucusu Atatürk ‘’Kılıç ve saban; bu fatihten birincisi ikincisine daima yenildi.’’ diyerek adeta bu günlere ışık tutmuştur. Yaşadığımız süreçte görüyoruz ki sağlık ve gıda en önemli iki sektör olarak öne çıkmaktadır. Ülkemizde yapılan sağlık yatırımları, devlet büyüklerimizin ve sağlık çalışanlarımızın sayesinde zorlu süreçte her geçen gün güzel haberler alıyoruz. İnşallah en kısa zamanda daha güzel haberler de alacağız. Biz zengin toprakların gariban insanları olmayı değil, zengin toprakları sürdürebilir tarımın bir parçası olarak, bu potansiyeli en iyi şekilde kullanmayı seçmeliyiz. Tarımla ilgili potansiyeli en üst seviyeye çıkarmak için ilk önce yapılması gereken bana göre iki konuya öncelik vermeliyiz. Birincisi çiftçinin mutluluğu ikincisi ise çiftçinin bilinçlendirilmesidir. Çiftçi kazanırsa üretime döner, elinde bulunan her araziyi ekip dikmek ister. Çiftçinin en büyük sorunu mazot, gübre, tohum, ilaç ve elektrik girdilerinin pahalı olmasıdır. Öncelik olarak bu girdilere ulaşım konusunda daha somut, kalıcı adımların atılması gerekmektedir. İkinci temel konu ise; çiftçimizi bilgiyle buluşturmak zorundayız. Yeni teknolojilerle, yeni tekniklerle, modern tarımın her imkanları ile çiftçimizi tanıştırmak zorundayız. Yaşanan zorlu süreçle ilgili nisan ayı başlarında yaptığımız basın açıklamamızda da belirttiğimiz gibi; yaşanan zorlu süreçte döviz baskısı dışında hiçbir ürünümüze zam yapmadan, fırsatçılığa asla izin vermeden, tarımın en önemli ayaklarından olan bitkisel üretimin artması konusunda her türlü fedakarlığı yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Şüphesiz tarımın en önemli girdilerinden biri gübredir.. Gübrede ne yazık ki, hammadde açısından, özellikle fosfor ve azot kaynakları açısından dışa bağımlıyız. Hammadde kaynaklarının ülkemizde işlenmesi konusunda destek ve teşviklerin artması oldukça önemlidir. Son yıllarda özellikle özel gübre alanında atılım yapan sektörümüz, birçok dünya ülkesiyle rekabet eder düzeye gelmiştir. Ülkemiz her türlü gübre üretimi konusunda yeterli teknoloji ve birikime sahiptir. Gübre üretimini ve ihracatını teşvik edecek adımların atılması hem ülkemiz de tarımın ilerlemesi hem ihracat olarak ülkemize katkısı açısından önem arz etmektedir. Ülkemizde son birkaç yıldır azalmakla birlikte 6 milyon ton civarında gübre kullanılmaktadır. GSYİH içerisinde 15 Milyar TL’ye yakın önemli bir paya sahiptir. Gerek gübre firmalarının gerekse 15 bin civarında satış noktası oluşturduğu ticaret hacmi, lojistiği gibi birçok konuda istihdam başta olmak üzerine ülke ekonomisinde de gübre sektörü fazlasıyla önem arz etmektedir. Tarımda temel esas sürdürülebilir tarımın parçası olarak kalmak şartıyla birim alanda maksimum verim ve kaliteyi almaktır. Bunun için en önemli girdi gübredir. Gübre olmazsa verim ve kalitede asla olmaz, olamaz. Çünkü topraklarımızda her bitki için bütün besin elementleri mevcut değildir. Bazı besin elementleri fazla miktarda ancak bağlı şekilde bulunmaktadır. Bazı besin elementleri ise az miktarda veya yok durumdadır. Ayrıca yetersiz veya bilinçsiz gübre kullanımı da verimi olumsuz etkileyen faktörlerdendir. Hal böyleyken her üründe çiftimize doğru reçeteyi yazmak önem arz etmektedir. Gübre tavsiyesi yapmadan önce; toprak analizi, yetiştirilecek ürünün bitki besin maddesi istekleri, bölgenin iklim şartları, sulama şartları ve sulama şekilleri ve hedeflenen verim gibi birçok verinin toplanarak uzmanlar tarafından reçete yazılmalıdır. Özetle 4D gübreleme esasına göre doğru zamanda, doğru gübreyi, doğru miktarda, doğru yere uygulamak zorundayız. Bugüne kadar fiyatlar ithalat baskısı ile dengelenmeye çalışıldı. Bu nedenle üretim yerine ithalat desteklendi. Bundan sonraki süreçte ekimi yapılacak ürünlerin ihtiyaca göre çok iyi belirlenmesi, buna göre politikalar hazırlanması gerekmektedir. Özetle; Biz bize yeteceksek tarımda en iyi olmak zorundayız. O zaman mutlu çiftçilerin sayısını artırmakla işe başlayıp, çiftçilerimizi bilgiyle buluşturmalıyız. Tarıma dayalı sanayileri desteklemek zorundayız. Tarımsal üretimde her konuda en iyi olabilmek için hiçbir engelimiz bulunmamaktadır.
Metin GÜNEŞ / GUİD Yönetim Kurulu Başkanı